Ana Sayfa   » İHTİLAF AŞ-de    » Dağlık Karabağ Çatışması Avrupa Konseyinde   

Dağlık Karabağ Çatışması Avrupa Konseyinde

  



Avrupa Konseyi ile Azerbaycan arasında ilişkilerin tarihi 1992 yılından başlar. Bu dönemde bağımsızlığına yenice kavuşmuş Azerbaycan Cumhuriyeti dünyanın nüfuzlu uluslararası kurumlarıyla güvenilir işbirliği kurmaya çalışmış ve bu yönde belli adımlar atmıştır. 1992 yılı de Azerbaycan, "özel davet olunmuş misafir" statüsü verilmesi talebiyle Avrupa Konseyine başvuruda bulundu. Fakat Avrupa Konseyi uzun müddet bu başvuruyu yanıtlamadı. 
Bu da sonuç itibariyle Ermenistan-Azerbaycan Dağlık Karabağ çatışmasının çözümü sürecini açık şekilde etkiledi. Avrupa Konseyi bu çatışmayla ilgili kabul ettiği ilk belgelerde kasıtlı ve adil olmayan yorumlara yer vermiş ve sorunun gerçek mahiyetini açmaya çalışmamıştır.
1992 yılı şubat ayında Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisinin Avrupa Konseyine Üye Olmayan Avrupa Ülkeleriyle İlişkiler Komitesi Ermenistan-Azerbaycan Dağlık Karabağ çatışmasına dair ilk bildiriyi kabul etti. Belgede Dağlık Karabağ’da durumun kötüleşmesinden duyulan endişe ifade edilirken taraflara ateşkes ilan etmek, çatışmayı barışçıl yolla durdurmak önerilmiştir. Bu bildiride Ermenistan’la çatışma bölgesine BM güçlerinin getirilmesi talebi de yer almıştır.
Aynı yıl 12 Martta Avrupa Konseyinin Bakanlar Komitesi de çatışmayla ilgili bildiri kabul etti. Bu belgede de sorunu objektif değerlendirilmemiş ve onun gerçek mahiyeti açıklanmamıştır. AK Bakanlar Komitesi mümkün olduğu kadar tarafsız bir tutum sergilemeye çalışmıştır. 
1993 yılı nisan ayında AK Bakanlar Komitesinde Ermenistan-Azerbaycan, Dağlık Karabağ çatışmasına dair daha bir bildiri kabul edildi. Bildiriye göre, AK Bakanlar Komitesi BM’nin bölgede barışın inşasına dair taleplerini desteklerken operasyonların bir an önce durdurulmasını istiyordu. AK Bakanlar Komitesi Kelbecer’de çatışmaların yoğunlaşmasından duyduğu endişeyi ifade etse de bu ilçenin Ermeni işgalcileri tarafından işgal edildiğini görmezden geliyordu.
Avrupa Konseyinin Ermenistan-Azerbaycan, Dağlık Karabağ çatışmasına ilişkin adaletsiz tutum  sergilemesini gösteren  başka bir olay da 1994 yılı ocak ayında yaşandı. Şöyle ki kurumun AK’ya Üye Olmayan Avrupa Devletleriyle İşbirliği Komitesi Strasburg ’da çatışmanın çözümüyle ilgili görüşmelere başlatılmasını önerirken, müzakerelere Dağlık Karabağ’daki ayrılıkçı rejimin temsilcilerini de davet etmişti. Bu ise müzakerenin gerçekleşmemesiyle sonuçlandı ve Azerbaycan tarafı bu formatta her hangi bir müzakereye katılmayacağını açıkladı.
Bir süre sonra, 1994 yılı in temmuz ayında Strasburg’da Avrupa Konseyinin inisiyatifiyle Ermenistan-Azerbaycan Dağlık Karabağ çatışmasına dair müzakereler yapıldı. Azerbaycan AK ile ilişkilerin geliştirilmesi zaruretini dikkate alarak bu müzakerelere katıldı.  Müzakereler sonucunda AK PA’nın kuruma Üye Olmayan Avrupa Devletleriyle İlişkiler Komitesinin Başkanı David Atkinson’un başkanlığında bölgeye  bir delegasyon gönderilmesi karara alındı.
14 Kasımda söz konusu heyet Azerbaycan’a sefer etti. Bundan birkaç gün önce, 10 Kasımda ise Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Ermenistan-Azerbaycan, Dağlık Karabağ çatışmasına dair ilk kararını aldı. "Dağlık Karabağ’da Çatışmaya Dair" adlanan bu karar sorunu adil bir şekilde değerlendirmezken onun mahiyetini de tahrif etmiştir.
28 Haziran 1996 yılında Azerbaycan Avrupa Konseyine "özel davet edilmiş misafir" statüsü aldı. Bu, artık Avrupa Konseyi ile ilişkilerin gelişmesinde  yeni bir aşamanın başlangıcı sayılabilir. Bu statü kısa sürede Azerbaycan’ın söz konusu kuruma eşit haklara sahip üye olarak katılmasını sağladı.
1997 yılı nisan ayında Avrupa Konseyi PA Ermenistan-Azerbaycan, Dağlık Karabağ çatışmasına dair daha bir karar kabul etti. "Güney Kafkasya’da Çatışmalara Dair" karar Abhazya ve Dağlık Karabağ’daki çatışmaların çözümüne Avrupa Konseyinin yardım etmesi gerektiğini vurguluyordu. Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan’ın AK üyeliğine alınmasında bölgedeki çatışmaların çözümüne ilişkin çabaların da önemli rolü olduğunu gösteren bu belgede çatışmaların çözümünde sınırların dokunulmazlığı, bölge halkları için  çokuluslu barış gücü tarafından desteklenen garantili güvenlik, Abhazya’ya ve Dağlık Karabağ’a özerklik statüsünün verilmesi, mülteci ve göçmenlerin geri dönüşü ilkelerine dayanarak mümkün olacağı belirtilmiştir.
28 Haziran 2000 yılında Avrupa Konseyi PA Azerbaycan’ın kuruma eşit haklara sahip üye olarak kabul edilmesine ilişkin karar aldı. 17 Ocak 2001 yılında Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi de benzeri bir adım atarak bu kararın yasal yürürlüğe girmesini sağladı. Aynı yıl 25 Ocakta Azerbaycan’ın Avrupa Konseyine kabulü töreni yapıldı ve böylece ülkemizin Avrupa ile ilişkilerinin tarihinde yeni bir aşama başladı. Avrupa Konseyi PA’da Azerbaycan’ı temsil eden delegasyonun başındaki İlham Aliyev’in diplomatik aktifliği ve inisiyatifleri sayesinde ilk oturumdan itibaren Ermenistan-Azerbaycan Dağlık Karabağ çatışmasına dair gerçekleri yansıtan belgeler yayınlanmaya başladı.
2001 yılı  ocak ayında Azerbaycan ve Ermenistan’ın AK’ya üyeliğinin kabul edildiği oturumda İngiltere’den olan parlamenter George Taylor Ermenilerin Dağlık Karabağ’da yaptığı vahşetten bahsetti. O, burada insan haklarının açık şekilde ihlal edildiğini, Ermenilerin Azerbaycan’a karşı işgalci  politika yürüttüklerini beyan etti. G. Taylor mültecilerin ve mecburi göçmenlerin ağır koşullarda  yaşadığına dikkati çekerek AK’nın bu yönde ciddi adımlar atması gerektiğini vurguladı.
Bundan sonra da Azerbaycan heyeti Ermenilerin işgal siyasetinin uluslararası alanda ifşa edilmesi yönünde önemli çalışmalar yapabildi. Azerbaycan heyetinin aktif çalışmaları sayesinde Bakanlar Komitesinin 108. dönem toplantısının resmi belgesinde Ermenistan’ın tecavüzkar politikası eleştirildi.
24 Nisan 2001 yılında Strasburg’da AK PA’nın dönem toplantısında "Avrupa’nın Ekonomik ve Milletlerarası Organize Suçlara Karşı Mücadelesi" konusunda yapılan müzakerelere Azerbaycan heyeti de aktif bir şekilde katıldı.
Dönem toplantısında Azerbaycan heyeti Ermenistan’da ve Dağlık Karabağ’da Azerbaycanlı rehine ve esirlerin olduğuna dair özel bir tasarı hazırlayarak parlamenterlere dağıttı. Bu belgede topraklarımızın işgali sonucunda 4959 kişinin kaybolduğu, onlardan 1092 ‘sinin 1992-2001 yıllarında serbest bırakıldığı ve bunlarında 176’sının hasta olduğu belirtilmiştir. Bu belgeye göre Ermenistan’da ve Azerbaycan’ın işgal olunmuş topraklarında 783 esirin bulundurulduğu, onlardan 18’inin çocuk, 43’nün kadın ve 56’sının ihtiyar olduğu belirtilmiştir. 
2001 yılı yaz dönem toplantısı da Azerbaycan heyetinin gergin ve semereli faaliyetiyle hafızalarda kaldı. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisinde Azerbaycan Milli Meclisi parlamenterler heyeti tarafından hazırlanmış ve 26 Haziranda milletvekili Gültekin Hacıyeva’nın Bakanlar Komitesine sunduğu "Ermenistan Azerbaycan’ın Toprak Bütünlüğünü Tanımalıdır" konulu müracaat resmi bir belge  olarak AK PA parlamenterlerine dağıtılmıştır. 
Azerbaycan heyetinin hazırladığı daha iki önemli belge 27 Haziranda resmi bir belge olarak AK PA parlamenterlerine dağıtılmıştır. Azerbaycan kültür abidelerinin Ermeniler tarafından tahrip edilmesi ve gasp edilmesine  dair belge 18 parlamenter tarafından imzalanmıştır. Bu belgede Azerbaycan Cumhuriyetine karşı ermeni tecavüzü sonucunda Azerbaycan topraklarının yüzde 20’si işgal edilirken Ermenilerin işgal bölgelerinde Azerbaycan’ın milli ve manevi mirasını mahvetmekte oldukları yazılmıştır.
2001 yılı eylül ayında AK PA Başkanı Rassel Jonston Bakü’ye geldi. Sefer sırasında birçok önemli görüşmeler yapan R. Jonston Dağlık Karabağ’daki ayrılıkçı rejimin düzenlediği kanunsuz "seçimler" konusunda tutumunu açıkladı. O AK’nın bu seçimleri tanımadığını ve Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan’ın ayrılmaz bir parçası olduğunu beyan etti. AK PA başkanı Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarını işgal ettiğini defalarca doğruladı. 
2002 yılı nisan ayında AK PA’nın bahar dönem  toplantısına Azerbaycan heyeti faal  şekilde katılarak birçok konuda önemli belgelerin yayımlanmasını başardı. Söz konusu belgelerden biri "Azerbaycan  Cumhuriyetinin İşgal Edilmiş Topraklarında Nükleer Teknolojiler ve Nükleer Atıklar  Hakkında"  belge idi.  Bu belgede Ermenistan tarafından işgal edilmiş topraklarda nükleer atıkların gömülmesi ve burada nükleer teknolojilerin bulundurulduğuna dair gerçekler de yer almıştır. 80 parlamenterin ve 30 devletin imzaladığı belge AK PA’nın resmi belgeleri arasına girdi.
2002 yılı haziran ayında AK PA’nın yaz dönem toplantısında Azerbaycan heyeti birçok konuda ilerleme sağlanmasını, Ermenistan-Azerbaycan, Dağlık Karabağ çatışmasına dair kurum üyelerinin bilgilendirilmesi yönünde başarılı adımlar atılmasını sağladı. 
2002 yılı eylül ayında Azerbaycan ve Ermenistan’ın AK karşısında götürdükleri yükümlülüklerin yerine getirilmesine dair müzakere edildi. Azerbaycan’ın ısrarı üzerine Ermenistan’la ilgili karar Azerbaycan topraklarının işgal edilmesi, mülteciler ve mecburi göçmenlerin bu işgal sonucunda yurtlarından kovulması ve Ermenistan-Azerbaycan, Dağlık Karabağ çatışmasının gerçek nedenlerine ilişkin düzelişler yapıldı. Bu sorunlar Azerbaycan’a ait kararlarda da yer aldı. 
27 Ocak 2003 yılında ise Azerbaycan heyetinin başkanı İlham Aliyev AK PA’nın başkan yardımcısı ve büro üyeliğine seçildi. 
AK PA’da faaliyete başlamış Sayın İlham Aliyev’in bu görevde bulunduğu sıradaki  ilk adımı Ermenistan’ın tecavüzkar politikasının sonuçlarının uluslararası kamuoyuna iletilmesinden ibaret oldu. Söz konusu dönem toplantısında AK PA ofisinde Ermenistan-Azerbaycan, Dağlık Karabağ çatışması müzakere edildi. Müzakereler sırasında Ermenistan’ın Azerbaycan’a karşı tecavüzkar politikası eleştirilirken bunun evrensel hukuk normlarıyla uyuşmadığı açıklandı.
2003 yılı yaz dönem toplantısında da Azerbaycan heyeti önemli çalışmalar yaptır. Bu dönem toplantısında zamanı ülkemizin karşılaştığı sorunlarla doğrudan bağlantılı olan bir konuda - "Avrupa’da Özerk Eyaletlerin Olumlu Tecrübesi" konusunda müzakereler yapıldı. 
Kısa sürede Azerbaycanlı delegeler Ermenistan-Azerbaycan, Dağlık Karabağ çatışmasına dair gerçekleri Avrupa’nın merkezinden dünya kamuoyuna açıklayabildiler. Ermenilerin Azerbaycanlılara karşı işledikleri soykırımı eylemleri, işgal edilmiş topraklarda medeniyet abidelerinin mahvedilmesi, savaş esirleri ve rehinelerin yaşam koşulları, Ermenilerin işgal ettikleri topraklarda ekoloji durum, mülteci ve mecburi göçmen çocukların eğitiminde yaşanan sorunlar, mecburi göçmenlerin sosyal durumu ve bu türden onlarca sorun tüm Avrupa’ya bölgedeki olayların mahiyetinin objektif ve açık bir şekilde algılama fırsatı sundu.   
Halen Azerbaycan heyeti AK PA’daki faaliyetini devam ettirmekte olup Azerbaycan ve Karabağ gerçeklerini dünya kamuoyuna ulaştırmak mücadelesini devam ettirmektedirler.



Okundu: 4725